birsan alüminyum
Süleyman Ragıp Yazıcılar
Köşe Yazarı
Süleyman Ragıp Yazıcılar
 

ÖLÜRSEM KABRİME GELİN İSTERİM

Özgür Özel Mustafa Kemal’in kabrine gidiyor, konuşuyor, şikayetlerini dile getiriyor, söz veriyor vs.  Cübbeli Ahmet Mahmut Efendi’nin kabri üzerinden tartışılacak şeyler söylüyor, oradan yönetildiğini vs. belirtiyor.  Herkesin hâli başka lakin ölülerimizle yaşıyoruz sözü daha bir manidar geldi şimdi. İnsanın ölümsüzlüğüne vurgu açısından ibretlik iki hadise aslında, olaya değil olguya odaklanırsak eğer buradan epey bir ders, hikmet çıkar bizlere.  Bir de işin şu tarafı var, Özgür Özel’in kitlesi kabirden yönetilen insanlara gülüp geçer lakin onlar da çoğu zaman farkında olmadan benzer durumlara düşmüş oluyorlar. Teknik açıdan çok benziyor bence.   Hasılı, insan bir muamma, ölsek de ölmüyoruz, ölüm zahirin sonu fakat hakikatte bir ara durak, ötelere geçişin mecburi şartı.  Kendi adıma, ibretle, hikmetle âlemi izlemeyi seviyorum, Rabbimizden ilim talep ediyorum ve bizi rızasına ulaştıracak ameli diliyorum. Gerisi anlayışlar ve algılar adedince farklılık, çeşitlilik.  Duamız bellidir:  Rabbimiz bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna, gazaba uğramışların ve yönünü şaşırmışların değil, amin! Not: Bu gönderiyi nasıl bir fotoğrafla paylaşacağımı bilemedim, madem söz kabirlerden açıldı, mana ekolünün piri olan Şeyh Mustafa Devati Hazretleri’nin türbesinden bir hatıra hoş olur diye düşündüm, benim için kabir değil cennetin ta kendisi olan eşsiz mekanlardan biridir, ölen ten imiş, aşıklar ölmez. Vefatımdan sonra oradaki hazireye gömülmek ne güzel olurdu doğrusu..
Ekleme Tarihi: 02 Haziran 2026 -Salı
Süleyman Ragıp Yazıcılar

ÖLÜRSEM KABRİME GELİN İSTERİM

Özgür Özel Mustafa Kemal’in kabrine gidiyor, konuşuyor, şikayetlerini dile getiriyor, söz veriyor vs. 

Cübbeli Ahmet Mahmut Efendi’nin kabri üzerinden tartışılacak şeyler söylüyor, oradan yönetildiğini vs. belirtiyor. 

Herkesin hâli başka lakin ölülerimizle yaşıyoruz sözü daha bir manidar geldi şimdi.

İnsanın ölümsüzlüğüne vurgu açısından ibretlik iki hadise aslında, olaya değil olguya odaklanırsak eğer buradan epey bir ders, hikmet çıkar bizlere. 

Bir de işin şu tarafı var, Özgür Özel’in kitlesi kabirden yönetilen insanlara gülüp geçer lakin onlar da çoğu zaman farkında olmadan benzer durumlara düşmüş oluyorlar. Teknik açıdan çok benziyor bence.  

Hasılı, insan bir muamma, ölsek de ölmüyoruz, ölüm zahirin sonu fakat hakikatte bir ara durak, ötelere geçişin mecburi şartı. 

Kendi adıma, ibretle, hikmetle âlemi izlemeyi seviyorum, Rabbimizden ilim talep ediyorum ve bizi rızasına ulaştıracak ameli diliyorum. Gerisi anlayışlar ve algılar adedince farklılık, çeşitlilik. 

Duamız bellidir: 

Rabbimiz bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna, gazaba uğramışların ve yönünü şaşırmışların değil, amin!

Not: Bu gönderiyi nasıl bir fotoğrafla paylaşacağımı bilemedim, madem söz kabirlerden açıldı, mana ekolünün piri olan Şeyh Mustafa Devati Hazretleri’nin türbesinden bir hatıra hoş olur diye düşündüm, benim için kabir değil cennetin ta kendisi olan eşsiz mekanlardan biridir, ölen ten imiş, aşıklar ölmez. Vefatımdan sonra oradaki hazireye gömülmek ne güzel olurdu doğrusu..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.