Rabbimin bir lütfu olarak, zaman zaman dertli, kederli ve hüzünlü insanlar düşer bahtıma. Biraz umutla biraz da çaresizce, gönül dünyalarını açarlar, içinden çıkamadıkları hisleri, hâlleri paylaşırlar.
Bir bakıma "yaralı şifacı" olarak görürler beni, hüsnü zanlarına layık olmak ve umutlarını tazelemek adına, elimden gelen yönlendirmeyi yapmaya çalışırım, bildiğim kadar rehberlik etmeye çabalalarım, gücüm yeterse bizzat ilgilenmeyi severim.
Gördüğüm o ki, son zamanlarda alkol çıkmazına sürüklenen gençler çoğaldı, uyuşturucuya kendini kaptıranlar arttı, sanal kumar sebebiyle hayatını alt üst edenler bir hayli fazla.
Öyle bir girdap ki bu, hiç tahmin etmeyeceğimiz insanlar dahi sürüklenebiliyor karanlığa, "Ben bu hâle düşecek insan mıydım Süleyman Abi" şeklindeki sözler kulaklarımda çınlıyor hâlâ.
Şeytan vazifesini yapıyor, nefislerimiz ise laftan anlayacak gibi değil, ayaklarımızın kayması an meselesi. Düşenler tutunacak dal arıyor, savrulanlar bir şekilde durulmak istiyor.
Birbirimize zimmetliyiz, bu kesin. Salihlerden ayrıldığımız oranda manen yaralanıyoruz, bu aşikar. Ne yapıp edip toplanmalı, ümit tazelemeli, çıkış yolu aramalı ve karanlıkları aydınlığa çevirmeliyiz.
Hiç unutmuyorum, ağır bir hastalık geçiren birisi, sevdiğim bir Hak dostunun yanına varıp dua istemişti. Dramatik bir andı, söz bitmiş gibiydi, bir anlık sessizliğin ardından şu cümleleri mırıldanmıştı Hak dostu:
- Çaresizlerin çaresi Allah'tır!
O gün bu sözü anlayamamıştım tam, bir nevi anlık teselli cümlesi gibi gelmişti. Lakin büyüdükçe anladım ki insan nefes aldığı sürece Allah'tan ümit kesmemeli, hiçbir derdin aşılmaz olduğunu düşünmemeliymiş. Gerçekten de inanan insan için çare bitmez çünkü. Madem ki Allah var, çıkacağız düze, madem ki Rabbimiz bize yâr, çare gösterecektir dertlerimize. İmanla, sabırla, dua ve niyazla arayışa devam daima.
Sayısız insan görünmez acılar içinde, gizli saklı dertlere müptela olmuş durumda, bir sıcak ilgiye muhtaç vaziyette. Her şeye kâdir olan Mevlamıza güvenerek ve O'ndan medet umarak, birbirimizle yardımlaşmak, dayanışmak zorundayız.
Çaresizlerin çaresi Allah'tır, kullarının dertlerine bizleri çare olarak vesile kılarsa ne mutlu, dert seferberliği mühim, dile getirdiğimiz ele gelsin, amin..
Resim: Hediye Sumeyra Korkmaz / Sadaka-i Câriye
Bu resmi çizerken Allah Resulünün şu iki sözünden ilham almış:
"İnsan ölünce şu üçü dışında amelleri kesilir: Sadaka-i câriye (faydası süregelen hayır), faydalanılan ilim, arkasından dua eden hayırlı evlat." (Müslim, Vasiyye, 14)
"Bir müslüman bir agaç diker de ondan bir insan veya kurt-kuş yerse, bu o müslüman için sadaka olur." (Buhari, Edeb, 27)

