İlk göz ağrım, tek aşkım
Yurtların en güzeli,
Dostların, düşmanların
Rüyalarını süsleyen
Şehirlerin şahı,
Gönlümün sultanı,
Benim güzel İstanbul’um.
Taşınla toprağınla
Gözlerimde buram buram tütüyorsun.
Dağ dağa kavuşmaz da
Ben sana kavuşmanın
Hayaliyle yaşıyorum.
Hasretin içimde dinmeyen bir sızı,
Ezan sesi kulağımda yankılanıyor.
Boğazından esen rüzgâr
Yüzümü okşuyor düşlerimde.
Benim güzel İstanbul’um,
Bedenim burada, ruhum orada;
Seni kalbimde taşıyorum.
Bıkmadan, usanmadan,
Saat zaman gözetmeden
Tarih kokan bütün sokaklarını,
Mabetlerini,
Sahillerini,
Doğup büyüdüğüm mahallemi,
Eminönü’nde teknede
Ekmek arası balık yemeyi,
Gemilerle Adalar’da gezmeyi,
Ay ışığında denizlerde
Yakamozları izlemeyi,
Kız Kulesi’ne karşı
Sessizce hayaller kurmayı,
Çınar gölgelerinde
Derin nefes almayı,
Düşlüyorum,
Anılarla yaşıyorum.
Öyle hayaller kuruyorum ki
Martılar gibi uçup Haliç’e konuyorum.
Bir vapur düdüğü çalıyor içimde
Uzakları yakın eden.
İskelelerde bekleyen
Ayrılıkları, kavuşmaları
Yüreğimde taşıyorum.
Ah benim güzel İstanbul’um,
Bildiğim bilmediğim bütün sokaklarını
Karış karış, adım adım
Dolaşıyorum.
Seninle yatıp seninle kalkıyor,
Sana kavuşacağım anı
İple çekerek yaşıyorum.
Yeditepe üzerine kurulu
Benim güzel İstanbul’um.
Nihat Kurnaz

