birsan alüminyum
Emrullah Akbulat
Köşe Yazarı
Emrullah Akbulat
 

MODERN ÇAĞINDA DERVİŞANLARI VAR..!

Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. " (Hûd Suresi, 112. Ayet)         Kim kimi anlar. Anlaşılmak için daha neler yapmalı bilemiyorum. Kelimelerin hatta, deyimlerin bile mânâlarını yitirttiler. Ben şimdi samimiyetimi, içtenliğimi nasıl göstereceğim bilemiyorum. Tek çarem kaldı; Sarılmak.            Diyor ya, '' Türkü tadında yaşamak isterdim '' yok ben ğıbzelerle büyüdüm. Diretirseniz şayet ben de worede tadında olsun derim. Nedense bugün garip hüzünlü hissediyorum. Zamanla bazı hatıraların derin izleriyle belirlenen  hayat rotamızda yaşadığımızı anlıyorum. Bilerek olmuyor, çoğu zaman izler yoldaki işaretler gibi istikametimizi  belirliyor. Ne vakit mutsuz oluyoruz, bilinki  rotamızdan çıkmışız. İyisimi elimiz her an kapanmış gibi görünen izlerde olsun ki, istikametimizi şaşırmayalım.           Nasip diye bişi var. Bahtınızda varsa oluveriyor. İstediydim, istemediydim bahanesi. Mühim olan bulduklarımızla yetinmemiz.  Bulduklarımıza ya da nasip neyse şükretmemiz lazım. Hazımsız, şükürsüz, gayri memnun mutlu - huzurlu  olmamızın imkanı yok.           Kimi hastalıklarla sınanır, kimi varlıkla, kimi kardeş hatta, evlatla sınanır. Allah'tan gelene eyvallah deyip kabullenmek lazım. Ölüm gibidir bazı şeyler, yaşanması gerekiyorsa yaşanıyor. Trafik kazasıda öyle. Onun hatası bunun hatası diye kafamızı takmamamız lazım. Rabbimiz her an artan imanla yaşamamızı nasip etsin İnşaallah.           Her ağacın gölgesi olmadığı gibi her gölgesi olan ağacın altındada oturulmaz derler.  Ana - babaya çınar benzetmesi belkide bu yüzden yapılır. Çınar ağaçlarıda bakım ister. Hatta sevgide beklerler. Bazen ilgisizlik kısaltır ömürlerini. Aman deyip geçmezler. Ah sayfaları vardır ama beddua sayfaları yoktur...           Yirmialtısında delikanlı ana babasını kapı dışarı etmiş '' ya beşbin  verirsiniz ya da eve giremezsiniz ''  iki garip oturmuşlar apartman kapısına polis bekliyorlar. Hakikaten uyuşturucu yaygınlaşıyor. Anne babalar çaresiz. Üzülüyoruz o kadar. Yanlarına gidip omuzlarına dokundum. Yürekleri ağlıyordu çınar ağaçlarının. Dediler ki aman sana da bişi yapmasın. Bundan fazla ne yapabilirki. Çaresizlik.!            '' Senin aşık olmaya istidadın mı yok ?! Eyvah, çözümsüz dertler edinmişsin kendine. Bahara bir pencere, bir kapı aç. Derin bir nefes al. Gökyüzüne bak bulutlarla, hatta, kuşlarla konuş. Utanma, kendinle konuş. İstidadın olup olmadığını  öyle anlayabilirsin. '' dedi.           Bulabildiğin gibi kaybedebilirsin de. Böylesine kesif çok yönlü rüzgarda ayakta kalmak zor değil. İstikametini belirlemişsen, '' Ya Allah (cc) dersin çıkarsın yola. Rastladıklarına bak, görüyorsan korkma. İstidadın var. Sorarlarsa '' modern çağın dervişanlarındanım '' de geç. Ha, bu yolculuğun kadını erkeği yok bilesin.            Dediler ki bu müzik ruhu dinlendiriyor. Sordular '' nasıldı '' Yahu, ben kuşların sesini duyabiliyorum. Gugucukların gu-guk, gu-guk diyerek mesajlaşmalarını anlayabiliyorum. Hatta, atmacanın gökyüzünde belirmesiyle börtü böcek seslerini bile duyabiliyorum. Diyeceğim, huzur verenin ilahi bestesi yetiyor bana.            Hani '' bizi sevgisizlik öldürüyor '' diyenler var ya; Vallahi doğru söylüyorlar. Birbirimizi sevmiyoruz. Bırakın sevgiyi bir tutam saygıyı bile çok görüyoruz. '' Neden böyle olduk '' derseniz cevabım hazır. Zorla batılılaştırılıyoruz. Oluyor mu, olmuyor tabi. Bu şeye benziyor. A grubu hastaya zorla B grubu kan vermek gibi. Vesselam..   
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2026 -Pazartesi
Emrullah Akbulat

MODERN ÇAĞINDA DERVİŞANLARI VAR..!

Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. " (Hûd Suresi, 112. Ayet)
        Kim kimi anlar. Anlaşılmak için daha neler yapmalı bilemiyorum. Kelimelerin hatta, deyimlerin bile mânâlarını yitirttiler. Ben şimdi samimiyetimi, içtenliğimi nasıl göstereceğim bilemiyorum. Tek çarem kaldı; Sarılmak. 
          Diyor ya, '' Türkü tadında yaşamak isterdim '' yok ben ğıbzelerle büyüdüm. Diretirseniz şayet ben de worede tadında olsun derim. Nedense bugün garip hüzünlü hissediyorum. Zamanla bazı hatıraların derin izleriyle belirlenen  hayat rotamızda yaşadığımızı anlıyorum. Bilerek olmuyor, çoğu zaman izler yoldaki işaretler gibi istikametimizi  belirliyor. Ne vakit mutsuz oluyoruz, bilinki  rotamızdan çıkmışız. İyisimi elimiz her an kapanmış gibi görünen izlerde olsun ki, istikametimizi şaşırmayalım.
          Nasip diye bişi var. Bahtınızda varsa oluveriyor. İstediydim, istemediydim bahanesi. Mühim olan bulduklarımızla yetinmemiz.  Bulduklarımıza ya da nasip neyse şükretmemiz lazım. Hazımsız, şükürsüz, gayri memnun mutlu - huzurlu  olmamızın imkanı yok.
          Kimi hastalıklarla sınanır, kimi varlıkla, kimi kardeş hatta, evlatla sınanır. Allah'tan gelene eyvallah deyip kabullenmek lazım. Ölüm gibidir bazı şeyler, yaşanması gerekiyorsa yaşanıyor. Trafik kazasıda öyle. Onun hatası bunun hatası diye kafamızı takmamamız lazım. Rabbimiz her an artan imanla yaşamamızı nasip etsin İnşaallah.
          Her ağacın gölgesi olmadığı gibi her gölgesi olan ağacın altındada oturulmaz derler.  Ana - babaya çınar benzetmesi belkide bu yüzden yapılır. Çınar ağaçlarıda bakım ister. Hatta sevgide beklerler. Bazen ilgisizlik kısaltır ömürlerini. Aman deyip geçmezler. Ah sayfaları vardır ama beddua sayfaları yoktur...
          Yirmialtısında delikanlı ana babasını kapı dışarı etmiş '' ya beşbin  verirsiniz ya da eve giremezsiniz ''  iki garip oturmuşlar apartman kapısına polis bekliyorlar. Hakikaten uyuşturucu yaygınlaşıyor. Anne babalar çaresiz. Üzülüyoruz o kadar. Yanlarına gidip omuzlarına dokundum. Yürekleri ağlıyordu çınar ağaçlarının. Dediler ki aman sana da bişi yapmasın. Bundan fazla ne yapabilirki. Çaresizlik.! 
          '' Senin aşık olmaya istidadın mı yok ?! Eyvah, çözümsüz dertler edinmişsin kendine. Bahara bir pencere, bir kapı aç. Derin bir nefes al. Gökyüzüne bak bulutlarla, hatta, kuşlarla konuş. Utanma, kendinle konuş. İstidadın olup olmadığını  öyle anlayabilirsin. '' dedi.
          Bulabildiğin gibi kaybedebilirsin de. Böylesine kesif çok yönlü rüzgarda ayakta kalmak zor değil. İstikametini belirlemişsen, '' Ya Allah (cc) dersin çıkarsın yola. Rastladıklarına bak, görüyorsan korkma. İstidadın var. Sorarlarsa '' modern çağın dervişanlarındanım '' de geç. Ha, bu yolculuğun kadını erkeği yok bilesin. 
          Dediler ki bu müzik ruhu dinlendiriyor. Sordular '' nasıldı '' Yahu, ben kuşların sesini duyabiliyorum. Gugucukların gu-guk, gu-guk diyerek mesajlaşmalarını anlayabiliyorum. Hatta, atmacanın gökyüzünde belirmesiyle börtü böcek seslerini bile duyabiliyorum. Diyeceğim, huzur verenin ilahi bestesi yetiyor bana. 
          Hani '' bizi sevgisizlik öldürüyor '' diyenler var ya; Vallahi doğru söylüyorlar. Birbirimizi sevmiyoruz. Bırakın sevgiyi bir tutam saygıyı bile çok görüyoruz. '' Neden böyle olduk '' derseniz cevabım hazır. Zorla batılılaştırılıyoruz. Oluyor mu, olmuyor tabi. Bu şeye benziyor. A grubu hastaya zorla B grubu kan vermek gibi. Vesselam.. 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (4)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
SİMYACI
(07.09.2026 12:44 - #2023)
Derinden hissettiğiniz o duygusal kriz ve toplumsal kanama son derece gerçek. Ancak meseleye nesnel bir gözle baktığımızda, bu durumun sadece bir ahlak ya da niyet meselesi olmadığını görebiliyoruz. Yaşanan bu sarsıntının arkasında aslında belirgin, yapısal ve sosyolojik dinamikler yatıyor. ​Hızlı şehirleşmeyle birlikte toplumsal dokumuz ciddi bir dönüşüm geçirdi. Eskiden mahalle kültürünün ve akrabalık bağlarının sunduğu o doğal dayanışma ile denetim ağı kent hayatında eriyip gitti. Şehirdeki birey zamanla anonimleşti, yani kalabalıklar içinde isimsizleşti. Bu durum özgürlük gibi görünse de insanı derin bir yalnızlığa itti. Bağlarından kopan birey; psikolojik bunalımlara, suça ve bağımlılıklara açık hale geldi. ​Bununla birlikte aile yapısı da kökten değişti. Geniş aileden çekirdek aileye geçiş, nesiller arası bağları zayıflatırken ebeveyn-çocuk ilişkilerini başkalaştırdı. Bir evladın anne babasını sokağa atması sadece "hayırsızlık" değil; aile içi iletişimsizliğin, kuşak çatışmalarının ve kontrolden çıkan bağımlılık krizlerinin acı bir sonucudur. Sentetik maddeler doğrudan beynin karar alma ve empati mekanizmalarını tahrip ettiği için durum tıbbi ve nörobiyolojik bir yıkıma dönüşmektedir. ​Eksilmeyen ekonomik belirsizlikler, gelecek kaygısı ve geçim stresi insanlarda kronik bir tükenmişlik yaratıyor. Zihni stres altındaki bireylerde empati, sabır ve saygı seviyesi düşüyor; etrafımızdaki tahammülsüzlük hali bu baskının psikolojik bir yansıması. Dijitalleşme ise yüz yüze iletişimi zayıflatıyor; samimi bakışların yerini ekranlardaki yüzeysel etkileşimler alıyor. ​Son olarak, sosyal destek ve rehabilitasyon mekanizmalarının yetersiz kalması, mağdur yaşlıları veya çaresiz aileleri tek başlarına bırakıyor. Kısacası bu tablo, değişen dünyaya ve onun getirdiği ağır yüklere kurumlarımızla ve sosyal yapımızla yeterince uyum sağlayamamamızın acı bir sonucudur.
Emrullah Akbulat Yorumunuz için teşekkür ederim. Dilerim her zamanki gibi kardeşlerde kaçırmaz okurlar. Allah'a emanetsiniz..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nihat Kurnaz
(07.09.2026 16:20 - #2024)
Eyvallah hocam, güzel bir derleme toplama yaptım eline emeğine sağlık.
Emrullah Akbulat Teşekkür ederim Üstadım. Allah'a emanetsiniz..
Emrullah Akbulat Teşekkür ederim Üstadım. Allah'a emanetsiniz..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nihat Kurnaz
(07.09.2026 16:20 - #2025)
Eyvallah hocam, güzel bir derleme toplama yaptım eline emeğine sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
A Eser
(08.09.2026 12:09 - #2026)
Önemli mevzular derlenip toparlanmış,güzel harmanlanmış,Yüreğine sağlık üstad..Şu huzurevi mevzu hep dokunur bana.Belkide hergün önünden iki kez geçtigimden,Şehre gelirken aracıma alıp dinlediğim huzurevi sakinlerinin anlattıklarından...Hayırlı günler dilerim..
Emrullah Akbulat Teşekkür ederim hocam. Allah'a emanetsiniz..
Emrullah Akbulat Teşekkür ederim hocam. Allah'a emanetsiniz..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.