birsan alüminyum
Emrullah Akbulat
Köşe Yazarı
Emrullah Akbulat
 

SİYASETİ LÜGATIMDAN ÇIKARDIM, KENDİMİ BULURSAM HABER VERECEĞİM

          Derler ki; ''  Siyaset, bir toplumu yönetme, ortak kararlar alma ve güç ilişkilerini düzenleme sanatıdır. En temel unsurları iktidar, devlet ve toplumsal uzlaşmadır. ''  Yetmişime merdiven dayadım, herkesin yaşadığı hengamenin ortasında kendime bir güzergah bulmak için çalıştım. Yazar, çizer, münevver vb dedim ayırdım. Bunlar spora hizmet ediyorlar dedim taraftar oldum. Hatta, siyasette gerekli dedim, düzenli oy verdim.           Global sermayenin global sömürüsünü yaşıyoruz. Hatta, dünyayı bir merkezden idare etme gayretleride var. Hani, çok kutuplu, çok başlı, bölgesel güç denilen kavramlarda var tabi.           Ben gazeteciyim. Keşke kalemim sanat, edebiyat erbabı olsaydı. Kimilerine göre hikaye, roman yazmak herkesin harcı değil. Olabilir ama koca dünyayı harmanlayanlar görünce hikayede, romanda hatta, çok sevdiğim şiirde manasız kalıyor. Gazeteci gözüyle bakınca böyle görülüyor.           Efendim Osmanlıcılık varmış. Yok yok bilmem ne Anadoluculuk varmış. Osmanlıcılık akımı bu bilmem ne Anadoluculara karşı değil ama bilmem ne Anadolucular Osmanlıcılığa karşıymış. Yahu, Osmanlının 600 senelik tarihi var. Kedine has mimari, sanat, edebiyat, mühendislik vs eserleri sunmuş. Kendisini aşmış, Viyana kapılarına dayanmış. Sen Viyana'da Çerkes Dayı heykelini bilirmisin. Bilmezsin tabi. Çıplak heykeller arasında kaybolup gitmişsin.           Merhum Prof Dr Oktay Sinanoğlu; Sömürgecilerin sahte aydın sınıfı yetiştirdiğini ve bu kişileri halkın başına bela ettiğini savunmuştur. Bir de bu açıdan bakalım. Anadoluda 1000 senedir var olan bir medeniyeti görmemek öyle hafif kelimelerle izah edilecek bişi değil. Aptallıktır, sömürgecilerin hizmetkarı olmaktır. Yani, kimliğini inkardır..           Yahu, günümüzde farklı anlaşılıyor bu Osmanlıcılık hikayesi. Osmanlıcılık öyle gerici - yobaz nitelemeleriyle karalanıp geçilecek mevzu değil. Onca aydın, münevver kafa yoruyor. Bu coğrafyanın asli değeri İslâm dır diyorlar. Haliyle günümüz Osmanlıcılığını maddi - manevi değerlerin savunuculuğu olarak yorumluyorlar.           Böyle bir mevzuyu işleyip merhum Kadir Mısıroğlu sözlerinden bir iki aktarım yapmasak olmaz.  Üstad '' İslâm henüz dünyaya egemen olmadı, çünkü Müslümanlar Şeriat'a layık durumda değil. Kuran'dan yüz çevirdiler. Ne zaman İslâm'ı yaşayış biçimleri düzelir, iyi bir Müslüman olarak yaşarlarsa o zaman İslâm egemen olur. '' demiş. Üstad '' Kemalist demek, mantıkla alışverişi kesmiş adam demektir '' dediği gibi '' Kimseyi ırkından dolayı hor görmem. Irk tercihi Allah'ın takdiridir '' de demiş.           Siyaset deyince makaledede bütünlük sağlamak zor oluyor. Mecburen daldan dala misali konulara geçiyoruz. Efendim, TÜİK (Türkiye'nin nüfus, ekonomi, tarım ve toplum gibi her alanında resmi sayım ve verileri toplayıp yayımlayan devlet kurumudur. ) Temmuz ayı enflasyon rakamını 1.78 olarak açıkladı.           Temmuz 2026'da TÜRK-İŞ verilerine göre bekar bir çalışanın aylık yaşama (asgari yaşam) maliyeti 47.758 TL olarak gerçekleşti. Aynı ayda dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 36.940 TL, yoksulluk sınırı ise 120.325 TL oldu.           Bu enflasyon mevzusunu girmeyeceğim. Rabbimiz darda olanların yardımcısı olsun. Hakikaten sabit gelirli insanlarımız, emekliler ciddi düzenleme, iyileştirme bekliyorlar. İnşaallah ilgililer, yetkililer bu konuda bişeyler yaparlar. Böylece hem mağdurların dualarını ( ve dahi oylarını almış ) hem de adil gelir dağılımını sağlamış olurlar..           Mevzumuzu  '' Mevlânâ'ya göre insanın kendisini bulması, dış dünyadaki geçici heveslerden vazgeçip içindeki ilahi özü keşfetmesi, nefsini terbiye etmesi ve hiçlik bilincine ulaşması sürecidir. Bu yolculuk "Kendini bilen Rabbini bilir" anlayışına dayanır. '' diyerek kapatalım. Vesselam...    
Ekleme Tarihi: 03 Ağustos 2026 -Pazartesi
Emrullah Akbulat

SİYASETİ LÜGATIMDAN ÇIKARDIM, KENDİMİ BULURSAM HABER VERECEĞİM

          Derler ki; ''  Siyaset, bir toplumu yönetme, ortak kararlar alma ve güç ilişkilerini düzenleme sanatıdır. En temel unsurları iktidar, devlet ve toplumsal uzlaşmadır. ''  Yetmişime merdiven dayadım, herkesin yaşadığı hengamenin ortasında kendime bir güzergah bulmak için çalıştım. Yazar, çizer, münevver vb dedim ayırdım. Bunlar spora hizmet ediyorlar dedim taraftar oldum. Hatta, siyasette gerekli dedim, düzenli oy verdim.

          Global sermayenin global sömürüsünü yaşıyoruz. Hatta, dünyayı bir merkezden idare etme gayretleride var. Hani, çok kutuplu, çok başlı, bölgesel güç denilen kavramlarda var tabi.

          Ben gazeteciyim. Keşke kalemim sanat, edebiyat erbabı olsaydı. Kimilerine göre hikaye, roman yazmak herkesin harcı değil. Olabilir ama koca dünyayı harmanlayanlar görünce hikayede, romanda hatta, çok sevdiğim şiirde manasız kalıyor. Gazeteci gözüyle bakınca böyle görülüyor.

          Efendim Osmanlıcılık varmış. Yok yok bilmem ne Anadoluculuk varmış. Osmanlıcılık akımı bu bilmem ne Anadoluculara karşı değil ama bilmem ne Anadolucular Osmanlıcılığa karşıymış. Yahu, Osmanlının 600 senelik tarihi var. Kedine has mimari, sanat, edebiyat, mühendislik vs eserleri sunmuş. Kendisini aşmış, Viyana kapılarına dayanmış. Sen Viyana'da Çerkes Dayı heykelini bilirmisin. Bilmezsin tabi. Çıplak heykeller arasında kaybolup gitmişsin.

          Merhum Prof Dr Oktay Sinanoğlu; Sömürgecilerin sahte aydın sınıfı yetiştirdiğini ve bu kişileri halkın başına bela ettiğini savunmuştur. Bir de bu açıdan bakalım. Anadoluda 1000 senedir var olan bir medeniyeti görmemek öyle hafif kelimelerle izah edilecek bişi değil. Aptallıktır, sömürgecilerin hizmetkarı olmaktır. Yani, kimliğini inkardır..

          Yahu, günümüzde farklı anlaşılıyor bu Osmanlıcılık hikayesi. Osmanlıcılık öyle gerici - yobaz nitelemeleriyle karalanıp geçilecek mevzu değil. Onca aydın, münevver kafa yoruyor. Bu coğrafyanın asli değeri İslâm dır diyorlar. Haliyle günümüz Osmanlıcılığını maddi - manevi değerlerin savunuculuğu olarak yorumluyorlar.

          Böyle bir mevzuyu işleyip merhum Kadir Mısıroğlu sözlerinden bir iki aktarım yapmasak olmaz.  Üstad '' İslâm henüz dünyaya egemen olmadı, çünkü Müslümanlar Şeriat'a layık durumda değil. Kuran'dan yüz çevirdiler. Ne zaman İslâm'ı yaşayış biçimleri düzelir, iyi bir Müslüman olarak yaşarlarsa o zaman İslâm egemen olur. '' demiş. Üstad '' Kemalist demek, mantıkla alışverişi kesmiş adam demektir '' dediği gibi '' Kimseyi ırkından dolayı hor görmem. Irk tercihi Allah'ın takdiridir '' de demiş.

          Siyaset deyince makaledede bütünlük sağlamak zor oluyor. Mecburen daldan dala misali konulara geçiyoruz. Efendim, TÜİK (Türkiye'nin nüfus, ekonomi, tarım ve toplum gibi her alanında resmi sayım ve verileri toplayıp yayımlayan devlet kurumudur. ) Temmuz ayı enflasyon rakamını 1.78 olarak açıkladı.

          Temmuz 2026'da TÜRK-İŞ verilerine göre bekar bir çalışanın aylık yaşama (asgari yaşam) maliyeti 47.758 TL olarak gerçekleşti. Aynı ayda dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 36.940 TL, yoksulluk sınırı ise 120.325 TL oldu.

          Bu enflasyon mevzusunu girmeyeceğim. Rabbimiz darda olanların yardımcısı olsun. Hakikaten sabit gelirli insanlarımız, emekliler ciddi düzenleme, iyileştirme bekliyorlar. İnşaallah ilgililer, yetkililer bu konuda bişeyler yaparlar. Böylece hem mağdurların dualarını ( ve dahi oylarını almış ) hem de adil gelir dağılımını sağlamış olurlar..

          Mevzumuzu  '' Mevlânâ'ya göre insanın kendisini bulması, dış dünyadaki geçici heveslerden vazgeçip içindeki ilahi özü keşfetmesi, nefsini terbiye etmesi ve hiçlik bilincine ulaşması sürecidir. Bu yolculuk "Kendini bilen Rabbini bilir" anlayışına dayanır. '' diyerek kapatalım. Vesselam...

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
A.Eser
(03.08.2026 13:35 - #1949)
Bilgilendirme ve de bilinclendirme adına güzel makale olmuş üstad,sağolasın. Osmanlıya düşmanlık edenlere sebebi sorunca seriat,şeriatıda kol kesmekle,çarşafla açıklayacak kadar şartlanmış bir kitle var ki değişmezler.. Enflasyonla siyaset birbirine girmiş durumda.İktidar anapın son zamanına döndü,Reisin etrafını şucu bucu sardı ,bitirmeye çalışıyorlar diye açıklayan çok...Muhalefetin durumu evlere şenlik...Geçim gerçekten zor.Çiftçi,düşük maaşlı Emekli,dar gelirli gerçekten zor durumda.Öğretmen emeklisiyim ,ev kendimin,çalışıp didinmesem geçinebilmem zor..Geçinenlerede hayret ediyorum..Birde bile bile iktidara muhalefede alkış tutan açlarla toklara,bağışçı ahmaklara . Allah hakkımızda hayırlısını versin diyelim.Selamlar
Emrullah Akbulat Yorumunuz için teşekkür ederim hocam. Temenninize gönülden AMİN İNŞAALLAH diyorum hocam. Allah'a emanetsiniz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
SİMYACI
(03.08.2026 13:42 - #1950)
Sayın abim, Samimi olarak ifade ettiğiniz yetmişine merdiven dayamış bir gazetecinin süzgecinden çıkan bu tespitler; küresel sömürüden kimlik bunalımlarına, oradan dar gelirli vatandaşın mutfaktaki yangınına kadar ülkenin ve dünyanın tam merkezindeki gerçeklere parmak basıyor. ​"Koca dünyayı harmanlayanlar" karşısında sanatın ve edebiyatın manasız kalabileceği tespiti, içinde bulunduğumuz çağın acı bir gerçeğini çok net özetliyor. Tarih bilinci ve köklerimize sahip çıkma vurgunuz son derece kıymetli; ancak aynı zamanda emeklinin, sabit gelirlinin cebindeki enflasyon yükünü de en baş köşeye taşıyarak toplumsal vicdanın sesİ olmanız yazınızı çok daha anlamlı kılmış. ​Mevlana’nın ve geçmişin hikmetli sözleriyle bağlayarak hem dünyevi hengameye hem de içsel huzura yaptığınız vurgu için teşekkür ederim. Ancak!!! Yazınızda savunulan Medeniyetçilik/Osmanlıcılık vurgusu ile Dünya gerçekleri arasındaki temel çelişkiler olduğu kanısındayım. ​Globalleşme ve Teknoloji: 21. yüzyıl dünyası sınırların kalktığı, yapay zeka, dijital ekonomi ve bilgi teknolojilerinin hakim olduğu bir yarış içindedir. Geçmişin imparatorluk modellerini veya dini referansları bugünün küresel rekabetine ve teknolojik üretim gücüne uyarlamak pratik karşılık bulmamaktadır. ​Ekonomik Gerçeklikler: Yazıda değinilen açlık ve yoksulluk sınırları, bir ülkenin gücünün hamasetle veya tarihsel övünmelerle değil; liyakat, güçlü üretim, adil gelir dağılımı ve rasyonel ekonomi politikalarıyla ölçüldüğünü göstermektedir. ​Çoğulculuk ve Evrensellik: Modern dünyada toplumsal huzur; tek tip bir kimlik veya ideoloji dayatmasından değil, hukukun üstünlüğünden, bilimsel akıldan ve farklı kesimlerin ortak uzlaşısından geçer. Sömürgecilik karşıtlığı söylemi, çoğulcu ve demokratik dünya standartlarıyla çelişen otoriter bir nostaljiye dönüşebilmektedir.
Emrullah Akbulat Yorumunuzu keyifle okudum dilerim kardeşlerimiz, dostlarımızda kaçırmaz okurlar. Kısmen katılmadığım bölümler olsa da yorumunuza katıldığımı belirtmek isterim. Yorumunuz için teşekkür ederim Allah'a emanetsiniz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Birol bıldırcın
(03.08.2026 14:26 - #1951)
Aynen öyle katılıyorum
Emrullah Akbulat Yorumunuz için teşekkür ederim. Allah'a emanetsiniz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.