Her sonbahar mevsiminde
Yüreğimi hüzün sarar.
İnceden inceye hüzünlü şarkılar
Dilime dolanır.
Bu mevsimle barışamadım.
Sonbaharda ayrılıklar var.
Yapraklar dallarından,
Kuşlar yuvalarından
Ve sen Eylül'de buradan ayrılıp gittin.
Her zaman aklımdan gelir geçersin,
Eylül'de bağrımı deler geçersin.
Ne bir mektup ne bir resmin kaldı elimde,
Hayalinle her Eylül gözlerimin önünden gelir geçersin.
Her aklıma düştüğünde
Derinden ah çekerim.
Yüreğim sızlar, gözlerim buğulanır,
Göz pınarlarımdan süzülen damlalar
Yanağımdan maziye damlar.
Aradan onca yıl geçmesine rağmen
Gönül yaram hâlâ kabuk bağlamadı.
Gençlik rüzgârıdır, seher yeli gibi esip geçer dediler,
Öyle değilmiş, kasırga gibi kırıp geçti.
O son görüşmemiz,
Son söyleşmemiz,
Islak gözlerle son bakışmamız,
Yüreğime hançer saplanmış gibi
Ellerimin ellerinden çözülüşü,
Titrek sesle veda edişin
Hâlâ gözümde canlanır,
Hıçkırarak ağlayışın kulaklarımda çınlar.
İşte bu yüzden sonbaharla aram yok,
Sonbaharda ayrılıklar var,
Sonbaharda gözyaşları var,
Sonbaharda Eylül var.
Nihat Kurnaz

