birsan alüminyum
Emrullah Akbulat
Köşe Yazarı
Emrullah Akbulat
 

HEPİMİZ KABAHATLİYİZ. OSMANLI MİMARİSİ EVLERE SAHİP ÇIKAMADIK...

Yakın zamana kadar ayaktaydılar. Bazıları senelere karşı direnmiş, yorgun ama hala ayaktaydılar. Bazen diz çöküp imdat dilediler fakat acımadık. Yağmur, kar, fırtına yetmedi, hırsızı, arsızı bir gün kiremitlerini, başka bir zaman ahşap yerlerini söküp götürdüler. Sanki herkes kızgındı mirasa; Hızlarını alamayıp yakanlar, yıkanlar oldu.           Düşünsenize, korunsaydı o güzelim evler; Şimdi masalımsı bir dünyada geziyor olacaktık. Küçük, yan yana dizilmiş cumbalı; Yarı ahşap, yarı taş işçiliğinin harmanlandığı sedirli evlerden pencere önünde oturmuş gelip geçenleri seyreden yaşlılar olacaktı. Mistik bir ortam. Mahremiyet üzerine inşaa edilmiş binaların sokaklara hükmedişine şahit olacaktık.           Hangi tarihi mirasa sahip çıktık ki. Yarısı ahşap, diğer yarısı kâh kerpiç, kâh tuğla ve taşlarla sağlıklı bir o kadarda huzur veren mekanlardı. Müteahhitler iştahla ellerini ovuşturup yerlerine yeni taş - beton binalar inşaa ederken ilgili, yetkili kim varsa seyretti. Sahipleri servete dönüşen mirası daha çok paraya tercih etti. El birliğiyle yok edildi güzelim tarihi binalar.           Oysa, belediyeler ve tarihi mirasları ayakta tutmakla yükümlü kurumlar sahip çıkabilirdi. Madem onarılmayacak kadar tahrip oldular öyleyse aslına uygun mimariyle yenilenebilirlerdi. İstanbulun burnunun dibinde yerli yabancı turist ilgisi kesilmezdi.           Hadi ahşap binaları yok ettik, bir çok sokak çeşmesi vardı. Onlar ne oldu. Yerlerinde şimdi binalar mı var ?! Avrupaya bir sebeple gidenler tarihi miraslarına sahip çıktılarını övgülerle anlatıyorlar. Bizde yok etmekle övünüyoruz. Maalesef bir çok Anadolu kasabasındada benzer durum yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. Hep seyirciyiz..           Hani madem yok edildiler yerlerine aynı mimariyle bezenmiş evler konmalıydı. Kaldırım taşları, sokak lambaları, pencere önleri rengarenk çiçekler... Her gün arkeolojik kazılarla ilgili haberler duyuyoruz. MÖ şu tarihte yapılmış Roma eserlerini ayağa kaldırmak için şu bilim adamı ve ekibi çalışıyor. Eser ayağa kaldırıldığında şu kadar para harcanmış olacak. Yahu, kendi kültürümüze, tarihimize ilgisiz ama Roma, Grek eserlerini ayağa kaldımak için gayretliyiz. Gülermisin, ağlarmısın dedirten ahvalimiz var. Vesselam..
Ekleme Tarihi: 23 Haziran 2026 -Salı
Emrullah Akbulat

HEPİMİZ KABAHATLİYİZ. OSMANLI MİMARİSİ EVLERE SAHİP ÇIKAMADIK...

Yakın zamana kadar ayaktaydılar. Bazıları senelere karşı direnmiş, yorgun ama hala ayaktaydılar. Bazen diz çöküp imdat dilediler fakat acımadık. Yağmur, kar, fırtına yetmedi, hırsızı, arsızı bir gün kiremitlerini, başka bir zaman ahşap yerlerini söküp götürdüler. Sanki herkes kızgındı mirasa; Hızlarını alamayıp yakanlar, yıkanlar oldu.

          Düşünsenize, korunsaydı o güzelim evler; Şimdi masalımsı bir dünyada geziyor olacaktık. Küçük, yan yana dizilmiş cumbalı; Yarı ahşap, yarı taş işçiliğinin harmanlandığı sedirli evlerden pencere önünde oturmuş gelip geçenleri seyreden yaşlılar olacaktı. Mistik bir ortam. Mahremiyet üzerine inşaa edilmiş binaların sokaklara hükmedişine şahit olacaktık.

          Hangi tarihi mirasa sahip çıktık ki. Yarısı ahşap, diğer yarısı kâh kerpiç, kâh tuğla ve taşlarla sağlıklı bir o kadarda huzur veren mekanlardı. Müteahhitler iştahla ellerini ovuşturup yerlerine yeni taş - beton binalar inşaa ederken ilgili, yetkili kim varsa seyretti. Sahipleri servete dönüşen mirası daha çok paraya tercih etti. El birliğiyle yok edildi güzelim tarihi binalar.

          Oysa, belediyeler ve tarihi mirasları ayakta tutmakla yükümlü kurumlar sahip çıkabilirdi. Madem onarılmayacak kadar tahrip oldular öyleyse aslına uygun mimariyle yenilenebilirlerdi. İstanbulun burnunun dibinde yerli yabancı turist ilgisi kesilmezdi.

          Hadi ahşap binaları yok ettik, bir çok sokak çeşmesi vardı. Onlar ne oldu. Yerlerinde şimdi binalar mı var ?! Avrupaya bir sebeple gidenler tarihi miraslarına sahip çıktılarını övgülerle anlatıyorlar. Bizde yok etmekle övünüyoruz. Maalesef bir çok Anadolu kasabasındada benzer durum yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. Hep seyirciyiz..

          Hani madem yok edildiler yerlerine aynı mimariyle bezenmiş evler konmalıydı. Kaldırım taşları, sokak lambaları, pencere önleri rengarenk çiçekler... Her gün arkeolojik kazılarla ilgili haberler duyuyoruz. MÖ şu tarihte yapılmış Roma eserlerini ayağa kaldırmak için şu bilim adamı ve ekibi çalışıyor. Eser ayağa kaldırıldığında şu kadar para harcanmış olacak. Yahu, kendi kültürümüze, tarihimize ilgisiz ama Roma, Grek eserlerini ayağa kaldımak için gayretliyiz. Gülermisin, ağlarmısın dedirten ahvalimiz var. Vesselam..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.