birsan alüminyum
Emrullah Akbulat
Köşe Yazarı
Emrullah Akbulat
 

BİZDE SİYASETÇİ SICAK KOLTUĞUNU BIRAKIP KENARA ÇEKİLMEZ

Hakikaten siyaset insanı, insanları idare etme sanatıdır. Bir çok gence temelde aynı eğitimi verir geleceğe hazırlarsınız; Siyaseten kürsüyü dolduracak çok az gencin ipi göğüslediğini görürsünüz. Yaradılışında, hamurundada olmalı. Liderlik, Allah(cc) vergisi diyenlere katılıyorum. Öyle olmasa onca bilgi yüklü, kürsüye çıktığında yok oluyor. Bilgi kadar ses, hitabet, mimik, hareket önemlidir.           Lİder etrafında toplanıp senelerini idealleri uğruna harcayan ikinci adamlarda vardır. Esasen lideri yüceltenler onlardır. Hani, şeyh uçmaz müridler uçurur denir ya öyle bişey. İkinci adamlar liderin sadece yolunu değil ufkunu da açarlar.           İbn-i Haldun siyaseti toplumun bir arada yaşamasını sağlayan ve anarşiyi önleyen zorunlu bir mekanizma olarak tanımlar ve üç farklı siyaset biçimi olduğunu söyleyerek; 1- Akli Siyaset 2- Dini Siyaset 3- Medeni Siyaset ( Ütopik Siyaset ) şeklinde ifade eder. Akli Siyaset '' İnsanların akıl yoluyla koydukları kurallara dayanır. Sadece bu dünya hayatının düzenini ve idarecinin çıkarlarını korumayı amaçlar. '' derken; Medeni Siyasetin (Ütopik Siyaset): Filozofların hayal ettiği ideal toplum düzenidir. İbn-i Haldun, insan doğasının bencil ve bencil çıkarlara odaklı yapısı nedeniyle bu siyasetin pratikte imkansız olduğunu savunur. Dini Siyaset (Şer'i Siyaset): İlahi kurallara dayanır. İnsanların hem bu dünyadaki hem de ahiretteki iyiliğini ve mutluluğunu hedefler. İbn-i Haldun'a göre en üstün siyaset tarzı budur.           Siyaset bu üç ayaklı sacayak üzerine kuruludur. Siyaset sahnesinde kendilerine yer bulanlar birini tercih ederek faaliyetlerin içerisinde yer alırlar. Bu faaliyetler içerisinde koltuk sahibi olanlar zaman içerisinde koltuklara öyle alışıyorlar ki, adeta hakedilmiş mülkleri gibi görmeye başlıyorlar. Bu yüzden lider ve kadrosu umumiyetle aynı simalardan oluşur. Bu hem iyidir hem de kötüdür. Ehliyet ve liyakatın tekelleşmesine hatta tabiri caizse yeni nesillere aktarımı engeller. Taze güç ve heyecanın coşkunluğunu engeller.            Lider gibi ikincil adamlarda dengeli siyaset yaparlarsa kadro içerisinde yer almaya devam ederler. İlerleyen yaş ve yeniliklere, değişen topluma ayak uyduramayanlar fayda yerine zarar vermeye başlarlar. Bu durumda ya lider değişimi olacak ya da kadro içi değişiklikler. Ülkemizde '' tamam ben kemalime erdim bundan sonra koltuğu başkasına devrediyorum; Bilgi, birikimimi genç kadrolara aktarma vazifesini üstleniyorum '' diyerek kenara çekilen siyasetçi göremezsiniz.  Tabiri caizse; ölümü halinde tabutu koltuğundan alınıp götürülecek.            Hülasa edecek olursak, ekabir konumuna gelmişler fikir kulübü oluşturup yeni nesillere birikimlerini aktarmalı. Hele hele Milli Görüş  gibi ulvi düşünceyi savunduklarını söyleyenler genç kadrolara yerlerini ( koltuklarını ) vermekle yetinmeyip onlara samimiyetle sahip çıkmalıdırlar. '' Ben varsam bu düşünce yaşasın ben yoksam tarumar olsun '' diyenler çıkarcı, bukalemun siyasetçilerdir. Vesselam...  
Ekleme Tarihi: 27 Eylül 2026 -Pazar
Emrullah Akbulat

BİZDE SİYASETÇİ SICAK KOLTUĞUNU BIRAKIP KENARA ÇEKİLMEZ

Hakikaten siyaset insanı, insanları idare etme sanatıdır. Bir çok gence temelde aynı eğitimi verir geleceğe hazırlarsınız; Siyaseten kürsüyü dolduracak çok az gencin ipi göğüslediğini görürsünüz. Yaradılışında, hamurundada olmalı. Liderlik, Allah(cc) vergisi diyenlere katılıyorum. Öyle olmasa onca bilgi yüklü, kürsüye çıktığında yok oluyor. Bilgi kadar ses, hitabet, mimik, hareket önemlidir.
          Lİder etrafında toplanıp senelerini idealleri uğruna harcayan ikinci adamlarda vardır. Esasen lideri yüceltenler onlardır. Hani, şeyh uçmaz müridler uçurur denir ya öyle bişey. İkinci adamlar liderin sadece yolunu değil ufkunu da açarlar.
          İbn-i Haldun siyaseti toplumun bir arada yaşamasını sağlayan ve anarşiyi önleyen zorunlu bir mekanizma olarak tanımlar ve üç farklı siyaset biçimi olduğunu söyleyerek; 1- Akli Siyaset 2- Dini Siyaset 3- Medeni Siyaset ( Ütopik Siyaset ) şeklinde ifade eder.
Akli Siyaset '' İnsanların akıl yoluyla koydukları kurallara dayanır. Sadece bu dünya hayatının düzenini ve idarecinin çıkarlarını korumayı amaçlar. '' derken; Medeni Siyasetin (Ütopik Siyaset): Filozofların hayal ettiği ideal toplum düzenidir. İbn-i Haldun, insan doğasının bencil ve bencil çıkarlara odaklı yapısı nedeniyle bu siyasetin pratikte imkansız olduğunu savunur. Dini Siyaset (Şer'i Siyaset): İlahi kurallara dayanır. İnsanların hem bu dünyadaki hem de ahiretteki iyiliğini ve mutluluğunu hedefler. İbn-i Haldun'a göre en üstün siyaset tarzı budur.
          Siyaset bu üç ayaklı sacayak üzerine kuruludur. Siyaset sahnesinde kendilerine yer bulanlar birini tercih ederek faaliyetlerin içerisinde yer alırlar. Bu faaliyetler içerisinde koltuk sahibi olanlar zaman içerisinde koltuklara öyle alışıyorlar ki, adeta hakedilmiş mülkleri gibi görmeye başlıyorlar. Bu yüzden lider ve kadrosu umumiyetle aynı simalardan oluşur. Bu hem iyidir hem de kötüdür. Ehliyet ve liyakatın tekelleşmesine hatta tabiri caizse yeni nesillere aktarımı engeller. Taze güç ve heyecanın coşkunluğunu engeller. 
          Lider gibi ikincil adamlarda dengeli siyaset yaparlarsa kadro içerisinde yer almaya devam ederler. İlerleyen yaş ve yeniliklere, değişen topluma ayak uyduramayanlar fayda yerine zarar vermeye başlarlar. Bu durumda ya lider değişimi olacak ya da kadro içi değişiklikler. Ülkemizde '' tamam ben kemalime erdim bundan sonra koltuğu başkasına devrediyorum; Bilgi, birikimimi genç kadrolara aktarma vazifesini üstleniyorum '' diyerek kenara çekilen siyasetçi göremezsiniz.  Tabiri caizse; ölümü halinde tabutu koltuğundan alınıp götürülecek.
           Hülasa edecek olursak, ekabir konumuna gelmişler fikir kulübü oluşturup yeni nesillere birikimlerini aktarmalı. Hele hele Milli Görüş  gibi ulvi düşünceyi savunduklarını söyleyenler genç kadrolara yerlerini ( koltuklarını ) vermekle yetinmeyip onlara samimiyetle sahip çıkmalıdırlar. '' Ben varsam bu düşünce yaşasın ben yoksam tarumar olsun '' diyenler çıkarcı, bukalemun siyasetçilerdir. Vesselam...

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
SİMYACI
(27.09.2026 14:08 - #2072)
İlaveten şu görüşümü paylaşmak istiyorum. Demokratik sistemlerde uzun süre iktidarda kalan liderlerin başarısı; halkın güveni (icraat), parti içi engellemeler ve muhalefetin/haleflerin yetersizliğinin bileşimidir. ​Angela Merkel (Almanya - 16 Yıl / 2005-2021): Kriz yönetimindeki pragmatik duruşu halkta güven oluşturdu. Ancak parti içi hırslı rakipleri pasifize ederek arkadan güçlü halef yetişmesini zorlaştırdı. ​Lee Kuan Yew (Singapur - 31 Yıl / 1959-1990): Ülkeyi üçüncü dünyadan gelişmiş ekonomiye taşıyan somut icraatları sayesinde halkın sarsılmaz desteğini aldı. ​LDP Liderleri (Japonya - 1955-1993 Aralıksız): Savaş sonrası ekonomik mucize ve yüksek refah artışı icraatları iktidarı korudu. Parti içi katı hiyerarşi genç kadroların sivrilmesini engelledi. ​Neden Uzun Kalıyorlar? ​İcraat ve Güven: Başarılı kriz yönetimi ve ekonomik istikrar sağlayan liderler seçmen nezdinde vazgeçilmezleşir. ​Kadro Önünün Kesilmesi: Makalede belirtildiği gibi, liderler kendi koltuğunu riske atmamak için potansiyel rakipleri tasfiye eder.​Yetersizlik Algısının Üretilmesi: "Yerini dolduracak kimse yok" düşüncesi doğal bir durum değil, liderin kadro yenilenmesini baskılayarak bizzat ürettiği siyasi bir sonuçtur. Nihayetinde halk değişen Dünya dinamiklerini her zaman hükümetten önce görür ve yetersiz durumda yeni bir oluşum çıkartır. Yönetim her zaman halkın aynasıdır.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Natho.
(27.09.2026 16:40 - #2073)
Siyaset bir rant kapısı olduğu sürece,delege sistemi kaldırılıp vekilleri halkın kendisi tayin etmediği sürece hiçbir şey değişmez.Sürekli dertlenir dururuz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.