MHP lideri Devlet Bahçeli: Demirtaş yuvasına dönmeli
MHP lideri Devlet Bahçeli: Demirtaş yuvasına dönmeli
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye süreci için kararlılık vurgusu yapan Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir." dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, insanlığı zorlu bir geleceğin beklediğini belirterek, "Bu nedenle gerek milli kaderimiz, gerekse de küresel kaderimiz üzerinde söz ve iddia sahibi olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmak durumundayız. 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz Bölge' hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır" dedi.
'KÜRT KARDEŞLERİMİZLE YPG'Yİ YAN YANA GETİRMEK, GAFİLLİKTİR'
Suriye'deki gelişmelere değinen Bahçeli, "Suriye'deki malum olayları Türkiye'ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti'nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti'ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme, Suriye'nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır. Suriye'de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye'nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist-emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır" ifadelerini kullandı.
BEN DÖNMEZEM YOLUMDAN'
27 Şubat 2025 tarihinde terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan tarafından yapılan 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın 337 gün sonra Suriye'de de müspet karşılığını bulduğunu ve böylece çok önemli bir etabın geçildiğini söyleyen Bahçeli, "Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım; PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK'yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir. Türkiye'de olduğu gibi, Suriye'de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır. Nusaybin'de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır ve Tarsus'ta sahaya çıkan provokatörler, Ayn el Arap üzerinden milli birliğimizi yaralamaya kalkışan siyasi odaklar ne yaparsa yapsınlar, Pir Sultan Abdal'ın sözleriyle alayına sesleniyorum; 'Koyun beni hak aşkına yanayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" dedi.
TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİ BOZMAYI PLANLAYANLAR KAYBEDECEK'
Nefreti aşılayanların ve fitneyi körükleyenlerin kaybedeceğine dikkat çeken Bahçeli, şöyle konuştu:
"Ebedi Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek. Kürt kardeşlerimizi mahut terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek. Bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler, bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklar. Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz. CHP Genel Başkanının Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmet Şara'nın Suriye'nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır. Esad'ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG'ye kaptıran bu zatın ne sözü söz ne de siyaseti mert ve millidir. 'HTŞ'ye kravat takmakla olmaz' demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG'nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi'yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat, nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye'nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et.
'ERKEN SEÇİM EZBERİNE TAKILMASI AHMAHLIK'
Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in erken seçim çağrılarına ilişkin de "CHP Genel Başkanının erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır. CHP Genel Başkanı, 'seçim kapısını arala' diye mırıldansa da bizim Cumhur İttifakı olarak aralayacağımız kapı Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın cümle kapısıdır. Başka kapılara yüz sürmek, başka kapılardan medet ummak CHP'nin beklentisi ve dileği olsa da Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı'nın böyle ucuz ve bayat gündemlerin peşinden savrulması, o kapı bu kapı gezip dolaşması siyasi akıl ve mantık dışıdır. CHP Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti yüksek iradesiyle istismarcı, inkarcı, rüşvetçi, kumarcı, komisyoncu, vurguncu organize yolsuzluk çetesine Türkiye'nin kaç bucak olduğunu muhakkak gösterecektir" dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

