Şaşkınlık mı duyalım, yoksa kızgınlık mı ? Altmış kilo uyuşturucuyla yakalanıp cezaevine konan adam, dışarda ve dokuz kilo uyuşturucuyla yakalanmış. Hani, ifadesi alınıp dışarı salınanları biliyoruz ama böyleside oluyormuş. Maalesef, adalet ağır - aksak gidiyor.
Yoksulluk, garibanlık, hak gaspı vb giderilir ama adaletin açtığı yaranın kapanması zor oluyor. Uyuşturucu öyle masumane bir suç değil. Tedavi bekleyen yüzlerce insanımız var. Krize girip intihar eden az değil. Diyeceğim, uyuşturucu alım satımının ( ticaretinin ) ağır bir bedeli olmalı. Özellikle kimyevi uyuşturucuların kullanıcıları daha kurtulamaz bağımlılığa yakalanıyorlar. Aileler perişan oluyor, nesiller yitiriliyor.
Bir de şiddete fırsat veriliyor. Bu mevzudada tedbir alınmıyor. Efendim, trafikte kendisini sıkıştırdığını iddia eden insan müsvettesi aracından inerek, bayan sürücünün aracını tekmeliyor, camını yumrukluyor, küfürler ediyor. Tabi, bununla yetinmeyip, yumruklayanlarda var. Haberin detayına bakıyorsunuz; Savcı bey ifadesini aldığı magandayı salmış. Savcının sokağa bıraktığı adam, benzer suçtan, üstelik bu defa birini bıçakladıktan sonra tutuklanmış. Tekrar ifadesi alındıktan sonra salınması, kimseyi şaşırtmayacak.
Bir eve girip hırsızlık yapan genç kızların 119 cu suçuymuş. Breh breh. Nasıl adalet. İflah ettirmiyor, cüretlendiriyor. Enteresandır ilgili bakanlık seyirci, iktidar grubu(Ak Parti) seyirci, ana muhalefet(CHP) seyirci. Mecliste bu işler böyle düzelir diye bir gayretleri yok. Belki de bu partilerin ciddi Adalet Komisyonları yok. Ana muhalefet yıllardır iktidarı hırsızlık, suistimal ve ihale vurgunculuklarıyla suçluyordu. Şimdi, iktidar CHP yi belediyelerde işlendiği iddia edilen hırsızlık, irtikâp, rüşvet, ihale yolsuzlukları ile suçluyor. İki tarafta birbirlerini belgelerle suçladıklarını söylüyor. Adalet, hep gecikiyor. Hepimiz biliyoruz ki geciken adalet, adalet değil...
Hz Ömer '' Adalet mülkün temelidir '' derken, Osmanlı döneminde '' Mahkeme Kadıya mülk değildir '' denilerek, topluma - tebaya güven - huzur verilmiş. Adalet yoksa, sokaklarda huzur aramayın. Sadece sokaklarda değil; Evlerde, iş yerlerinde de huzur aramayın. Hukuk, hakkını arayamayanların, yahut, güçlülere karşı zayıf kalan haklıların hakkını koruyamıyor, kollayamıyorsa o, hukuk olma özelliğini yitirmiştir.
Yaşadıklarımız adalete güveni sarsmaya devam ediyor. İnsanlarımızın sıradan muhabbeti esnasında '' ÜLKEMİZDE MAALESEF ADALET YOK. ÇÜNKÜ; HUKUK YOK.. '' deniliyorsa, düşünün siz vehameti. Ne diyelim; Allah(cc) yardımcımız olsun. Vesselam..
ÜLKEMİZDE MAALESEF ADALET YOK. ÇÜNKÜ; HUKUK YOK..
Şaşkınlık mı duyalım, yoksa kızgınlık mı ? Altmış kilo uyuşturucuyla yakalanıp cezaevine konan adam, dışarda ve dokuz kilo uyuşturucuyla yakalanmış. Hani, ifadesi alınıp dışarı salınanları biliyoruz ama böyleside oluyormuş. Maalesef, adalet ağır - aksak gidiyor.
Yoksulluk, garibanlık, hak gaspı vb giderilir ama adaletin açtığı yaranın kapanması zor oluyor. Uyuşturucu öyle masumane bir suç değil. Tedavi bekleyen yüzlerce insanımız var. Krize girip intihar eden az değil. Diyeceğim, uyuşturucu alım satımının ( ticaretinin ) ağır bir bedeli olmalı. Özellikle kimyevi uyuşturucuların kullanıcıları daha kurtulamaz bağımlılığa yakalanıyorlar. Aileler perişan oluyor, nesiller yitiriliyor.
Bir de şiddete fırsat veriliyor. Bu mevzudada tedbir alınmıyor. Efendim, trafikte kendisini sıkıştırdığını iddia eden insan müsvettesi aracından inerek, bayan sürücünün aracını tekmeliyor, camını yumrukluyor, küfürler ediyor. Tabi, bununla yetinmeyip, yumruklayanlarda var. Haberin detayına bakıyorsunuz; Savcı bey ifadesini aldığı magandayı salmış. Savcının sokağa bıraktığı adam, benzer suçtan, üstelik bu defa birini bıçakladıktan sonra tutuklanmış. Tekrar ifadesi alındıktan sonra salınması, kimseyi şaşırtmayacak.
Bir eve girip hırsızlık yapan genç kızların 119 cu suçuymuş. Breh breh. Nasıl adalet. İflah ettirmiyor, cüretlendiriyor. Enteresandır ilgili bakanlık seyirci, iktidar grubu(Ak Parti) seyirci, ana muhalefet(CHP) seyirci. Mecliste bu işler böyle düzelir diye bir gayretleri yok. Belki de bu partilerin ciddi Adalet Komisyonları yok. Ana muhalefet yıllardır iktidarı hırsızlık, suistimal ve ihale vurgunculuklarıyla suçluyordu. Şimdi, iktidar CHP yi belediyelerde işlendiği iddia edilen hırsızlık, irtikâp, rüşvet, ihale yolsuzlukları ile suçluyor. İki tarafta birbirlerini belgelerle suçladıklarını söylüyor. Adalet, hep gecikiyor. Hepimiz biliyoruz ki geciken adalet, adalet değil...
Hz Ömer '' Adalet mülkün temelidir '' derken, Osmanlı döneminde '' Mahkeme Kadıya mülk değildir '' denilerek, topluma - tebaya güven - huzur verilmiş. Adalet yoksa, sokaklarda huzur aramayın. Sadece sokaklarda değil; Evlerde, iş yerlerinde de huzur aramayın. Hukuk, hakkını arayamayanların, yahut, güçlülere karşı zayıf kalan haklıların hakkını koruyamıyor, kollayamıyorsa o, hukuk olma özelliğini yitirmiştir.
Yaşadıklarımız adalete güveni sarsmaya devam ediyor. İnsanlarımızın sıradan muhabbeti esnasında '' ÜLKEMİZDE MAALESEF ADALET YOK. ÇÜNKÜ; HUKUK YOK.. '' deniliyorsa, düşünün siz vehameti. Ne diyelim; Allah(cc) yardımcımız olsun. Vesselam..
Ekleme
Tarihi: 01 Şubat 2026 -Pazar
ÜLKEMİZDE MAALESEF ADALET YOK. ÇÜNKÜ; HUKUK YOK..
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(6)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
SİMYACI
(01.02.2026 17:43 -
#1524)
Adalet vatandaşlar için örümcek ağı gibidir.
Bu söz, binlerce yıl öncesinden günümüze kadar ulaşan, adaletin güçle olan imtihanını en yalın haliyle özetleyen bir metafor. Genellikle Atinalı devlet adamı Solon'a veya filozof Anacharsis'e atfedilir.
Söylendiği günden bugüne etkisini yitirmemesinin sebebi, toplumsal hafızadaki o ortak sızıya parmak basmasıdır.
Bu Metaforun Arkasındaki 3 Acı Gerçek
Küçükler Takılır, Büyükler Delip Geçer: Örümcek ağına küçük bir sinek takıldığında kurtulamaz, ancak eşek arısı gibi güçlü olanlar o ağı parçalayıp geçer. Bu, hukukun bazen sadece "sıradan" vatandaşı kısıtlayıp, güçlü ve nüfuzlu olanlara karşı etkisiz kaldığı eleştirisidir.
Karmaşıklık ve Görünmezlik: Örümcek ağı ince ve narindir ama karmaşık bir yapısı vardır. Hukuk sistemleri de bazen o kadar teknik ve karmaşık hale gelir ki, vatandaş kendi hakkını ararken bu ağın içinde yolunu kaybedebilir.
Koruma mı, Tuzak mı?: Örümcek için ağ bir yuvadır, ancak dışarıdan gelen için bir tehlikedir. Adalet sisteminin de kimin için "güvenli bir liman", kimin için "aşılması zor bir engel" olduğu sorusunu akıllara getirir.
Günümüzdeki Yansıması
Bugün bu sözü sadece bir karamsarlık ifadesi olarak değil, bir uyarı olarak okumak daha doğru olabilir. Modern hukuk sistemleri, ağın sadece "küçük sinekleri" yakalamaması için "adli yardım", "eşitlik ilkesi" ve "şeffaflık" gibi mekanizmalar geliştirmeye çalışıyor. Ancak pratiğe gelindiğinde, ekonomik güç ve lobi faaliyetlerinin hâlâ o ağı esnetebildiği bir gerçek.
"Adalet topaldır, ağır ağır yürür ama gideceği yere er geç varır." — Mirabeau
Mirabeau’nun bu sözü de örümcek ağı teorisine bir teselli gibidir; ağ ne kadar delinirse delinsin, adaletin nihai amacı o dengeyi yeniden kurmaktır.
A.E
(01.02.2026 17:53 -
#1526)
Çok güzel anlatmışsın üstad.Diyecek soz kalmamış.
Adige Berkuk
(01.02.2026 17:54 -
#1527)
Ve Aleyna Aleyküm Selâm. Şeriat gelmeden adalet gelmez. Şeriatı kaldıranlar bunların olması içindi.
Allah CC emanet olunuz İnşâallah
Burhan Sandıkçı
(01.02.2026 18:26 -
#1528)
Emrullah hocam bu tespinize 0 katılıyorum. Hatta daha da fazla endişeli bir durum olduğunu düşünüyorum. Devletin adaleti sağlaması gereken hakimlerin Adaleti değil, tarafgirlikle karar veriyor. Medyadan ordan burdan kulaktan duyma laflarla değil köyde bizzat ben yaşayarak gördüm. Göz göre göre 60 yıllık tapulu yerimizi birisinin üzerine geçirdiler. Kesinlikle adalet kalmamıştır. Senin benim adamım var.
NihatKurnaz
(01.02.2026 20:27 -
#1529)
Hislerimize tercüman olan yüreğine sağlık hocam,
Söylersen söz olur, söylemezsen dert, böyle mi olur hak hukuk adalet.

