birsan alüminyum
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Köşe Yazarı
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
 

Yılbaşı kutlaması ve kültürel işgal

Aliya İzzetbegoviç’in, “Savaş, ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir” dediği gibi bin küsur yıllık İslam medeniyetinin çocukları olarak kendi dinimizden, kültürümüzden ve ahlakımızdan uzaklaşıp günahta ve haramda düşmanları bile geride bırakırsak başımızdan bela ve musibet eksik olmaz. Yılbaşı ve Noel gibi Batı âdetlerine, piyango, sanal kumar, faiz, zina ve içki gibi haramların yasallaşmasına, yaygınlaşmasına, kurumsallaşmasına ve sıradanlaşmasına dur diyemezsek nesillerimizi kendi ellerimizle helake sürüklemiş oluruz… Çünkü günahları ve sapkınlıkları önemsiz görmek ve sıradanlaştırmak, toplumların çöküşüne giden süreçte ilk adımdır. Enes’ten (r.a.), “Siz bir kısım ameller işliyorsunuz ki onlar size göre son derece küçük ve kıldan bile önemsiz amellerdir. Hâlbuki biz onları, Rasûlullah (s.a.s.) zamanında görünce toplumu helak edecek işler olarak görürdük.” (Buhari) Bu nedenle belediyeler ve kamu kurumları; ümmetin, yetimin, fakirin ve kamuya emanet edilen kaynakların hakkını gözeterek şehirlerin meydanlarına Noel ağaçları dikmemeli, sokakları bu amaçla süslememeli, yılbaşı ve Noel merkezli özel organizasyonlar yapmamalıdır. Kamu eliyle toplum, emperyalist ve yabancı kültürel pratiklerin etkisine açık hâle getirilmemelidir. Kamu bütçesi; yılbaşı konserleri, eğlence programları, şarkıcı ve organizatörlere aktarılmamalı, yeni yıl hediyeleri ve tebrikleri gerekçesiyle kamu kaynakları israf edilmemelidir. Bu tür harcamalar yapılacaksa, kamu imkânları değil, şahsi imkânlar kullanılmalıdır. Kamuya ait araçlar, demirbaşlar ve devlet mekânları; yılbaşı, Noel ve benzeri Batı menşeli eğlence kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla kullanılmamalıdır. Millete hizmet için tahsis edilmiş kamu imkânları, haram ve günah içeren faaliyetlere tahsis edilmemelidir. Belediyeler ve kamu kurumları; işçi, memur ve personelini yılbaşı hazırlıkları, Noel eğlenceleri, içki servisi, kumar çekilişleri gibi faaliyetlerde çalıştırmamalıdır. Kamu çalışanları, kumara, içkiye ve harama hizmet etmeye zorlanmamalıdır. Kamu kontrolündeki televizyon, gazete, billboard ve diğer medya araçlarında; yılbaşı eğlenceleri, sınırsız içki servisleri, kumar çekilişleri ve ahlaki yozlaşmayı teşvik eden reklam ve tanıtımlar yapılmamalıdır. Kamu eliyle toplum harama ve günaha özendirilmemelidir. Devlet kurumları, kamu misafirhaneleri, belediyelere ait salonlar, düğün salonları ve oteller; yılbaşı ve benzeri etkinlikler adı altında içki, kumar ve ahlaka aykırı faaliyetlere kesinlikle tahsis edilmemelidir. Halk; geçim sıkıntısı, asgari ücretle yaşam mücadelesi, barınma ve ısınma problemleriyle boğuşurken; yoksulluk, evsizlik ve sosyal mağduriyetler derinleşmişken kamu kaynakları Batı menşeli yılbaşı kutlamalarına harcanmamalıdır. Sosyal adalet gözetilmeli, öncelik ihtiyaç sahiplerine verilmelidir. Bu toprakların tarihî ve manevî birikimi göz ardı edilmemeli; milletin değerleriyle çatışan kültürel dayatmalar, kamu eliyle normalleştirilmemeli ve yaygınlaştırılmamalıdır. Toplumsal dokuyu zedeleyen, ahlaki aşınmaya yol açan uygulamalara destek olunmamalıdır. İslam coğrafyasında yaşanan zulümler, işgaller ve katliamlar göz önünde bulundurulduğunda; emperyalist kültürün sembolü hâline gelmiş eğlence ve kutlamalar, gençlere meşru ve masum bir faaliyet gibi sunulmamalıdır.     Haram ve günah; alenileştirilerek, sıradanlaştırılarak ve kamu hizmeti görüntüsü altında yaygınlaştırılmamalıdır. Belediyeler ve kamu kurumları, vesile oldukları her fiilin ahlaki ve manevi sorumluluğunu taşımaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.s) uyardığı üzere, iyi bir çığır açan bunun sevabını, kötü bir çığır açan ise bunun vebalini taşır.    
Ekleme Tarihi: 31 Aralık 2025 -Çarşamba
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL

Yılbaşı kutlaması ve kültürel işgal

Aliya İzzetbegoviç’in, “Savaş, ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir” dediği gibi bin küsur yıllık İslam medeniyetinin çocukları olarak kendi dinimizden, kültürümüzden ve ahlakımızdan uzaklaşıp günahta ve haramda düşmanları bile geride bırakırsak başımızdan bela ve musibet eksik olmaz.

Yılbaşı ve Noel gibi Batı âdetlerine, piyango, sanal kumar, faiz, zina ve içki gibi haramların yasallaşmasına, yaygınlaşmasına, kurumsallaşmasına ve sıradanlaşmasına dur diyemezsek nesillerimizi kendi ellerimizle helake sürüklemiş oluruz…

Çünkü günahları ve sapkınlıkları önemsiz görmek ve sıradanlaştırmak, toplumların çöküşüne giden süreçte ilk adımdır. Enes’ten (r.a.), “Siz bir kısım ameller işliyorsunuz ki onlar size göre son derece küçük ve kıldan bile önemsiz amellerdir. Hâlbuki biz onları, Rasûlullah (s.a.s.) zamanında görünce toplumu helak edecek işler olarak görürdük.” (Buhari)

Bu nedenle belediyeler ve kamu kurumları; ümmetin, yetimin, fakirin ve kamuya emanet edilen kaynakların hakkını gözeterek şehirlerin meydanlarına Noel ağaçları dikmemeli, sokakları bu amaçla süslememeli, yılbaşı ve Noel merkezli özel organizasyonlar yapmamalıdır. Kamu eliyle toplum, emperyalist ve yabancı kültürel pratiklerin etkisine açık hâle getirilmemelidir.

Kamu bütçesi; yılbaşı konserleri, eğlence programları, şarkıcı ve organizatörlere aktarılmamalı, yeni yıl hediyeleri ve tebrikleri gerekçesiyle kamu kaynakları israf edilmemelidir. Bu tür harcamalar yapılacaksa, kamu imkânları değil, şahsi imkânlar kullanılmalıdır.

Kamuya ait araçlar, demirbaşlar ve devlet mekânları; yılbaşı, Noel ve benzeri Batı menşeli eğlence kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla kullanılmamalıdır. Millete hizmet için tahsis edilmiş kamu imkânları, haram ve günah içeren faaliyetlere tahsis edilmemelidir.

Belediyeler ve kamu kurumları; işçi, memur ve personelini yılbaşı hazırlıkları, Noel eğlenceleri, içki servisi, kumar çekilişleri gibi faaliyetlerde çalıştırmamalıdır. Kamu çalışanları, kumara, içkiye ve harama hizmet etmeye zorlanmamalıdır.

Kamu kontrolündeki televizyon, gazete, billboard ve diğer medya araçlarında; yılbaşı eğlenceleri, sınırsız içki servisleri, kumar çekilişleri ve ahlaki yozlaşmayı teşvik eden reklam ve tanıtımlar yapılmamalıdır. Kamu eliyle toplum harama ve günaha özendirilmemelidir.

Devlet kurumları, kamu misafirhaneleri, belediyelere ait salonlar, düğün salonları ve oteller; yılbaşı ve benzeri etkinlikler adı altında içki, kumar ve ahlaka aykırı faaliyetlere kesinlikle tahsis edilmemelidir.

Halk; geçim sıkıntısı, asgari ücretle yaşam mücadelesi, barınma ve ısınma problemleriyle boğuşurken; yoksulluk, evsizlik ve sosyal mağduriyetler derinleşmişken kamu kaynakları Batı menşeli yılbaşı kutlamalarına harcanmamalıdır. Sosyal adalet gözetilmeli, öncelik ihtiyaç sahiplerine verilmelidir.

Bu toprakların tarihî ve manevî birikimi göz ardı edilmemeli; milletin değerleriyle çatışan kültürel dayatmalar, kamu eliyle normalleştirilmemeli ve yaygınlaştırılmamalıdır. Toplumsal dokuyu zedeleyen, ahlaki aşınmaya yol açan uygulamalara destek olunmamalıdır.

İslam coğrafyasında yaşanan zulümler, işgaller ve katliamlar göz önünde bulundurulduğunda; emperyalist kültürün sembolü hâline gelmiş eğlence ve kutlamalar, gençlere meşru ve masum bir faaliyet gibi sunulmamalıdır.

 
 

Haram ve günah; alenileştirilerek, sıradanlaştırılarak ve kamu hizmeti görüntüsü altında yaygınlaştırılmamalıdır. Belediyeler ve kamu kurumları, vesile oldukları her fiilin ahlaki ve manevi sorumluluğunu taşımaktadır.

Hz. Peygamber’in (s.a.s) uyardığı üzere, iyi bir çığır açan bunun sevabını, kötü bir çığır açan ise bunun vebalini taşır.

 

 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.