İstanbul'da Bursaya doğru yola çıkanlar; Kiraz, şeftali, kestane, erik ağaçlarının olduğu verimli alanların, yani tarıma elverişli alanların yerleşime ( iskana ) hatta, organize sanayi alanlarına dönüştürüldüğünü görür. Yeşillikler yerine artık beton yapılar yükseliyor, görselliği devasa yapılar oluşturuyor.
İnşaallah yanılıyoruzdur, tarım arazileri değillerdir. Hele hele şehirler arası yolların kenarları çoktan kapatıldı. Tarımla ilgileri kalmadı. Yolculuğumuz boyunca bunları konuşurken; '' Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlandı. '' haberi duyuruldu radyodan. Muhakkak tüm basın bu mevzuyu işlemiştir.
Yahu, yanlış yapıyorsunuz. Bungalovlar yahut, sahillere çöreklenmiş turistik yapılara müdahale doğru ama köylerde yapılmak istenen evlere müdahale yanlış. Örnek mi istiyorsunuz. Adamın köy içindeki evi üç dönüm, dört veya dörtbuçuk dönüm üzerine kurulu diyelim. Vefat ettiğinde iki oğlu bir kızı var ve evin arkasında bahçe ( tarla ) diye kullanılan yeri bölüşüp, üzerine ev yapamayacaklar mı ?! Bu mantıkla köyler boşalır, şehirler kalabalıkları barındırmaya devam eder.
Yahu, köy içinde aynı sokağa bakan yahut, yanyana olan iki araziden birinin üzerinde ev var, ötekine '' yapma '' demek doğru mu ? Muhtarlar, köy içinde söz sahibi olmalı. Buraya yapılacak yahut, yapılmak istenen evlerin inşaasını onaylamalı. Öyle uzaktan, büyükşehir veya Çevre Şehircilik Bakanlığı dirayetiyle olmaz.
Köylerde, nüfusu arttırmak için bazı alanların iskana açılması lazım. Buna muhtarlıkların talebi, ilçe belediyelerinin katkısı dahil edilerek büyük şehir belediyeleride imkan tanımalı. Vaktiyle ekonomik sebeplerle köylerden şehirlere göç edenlerin çocukları köylerinde evleri, yerleri olsun istiyorlar. Ticari kaygı yok bu işin içinde.
Özellikle 50 yahut 55 yaşını geçmiş, köyüne ev yapmak isteyenlere devlet yardımcı olmalı. Köylerde yaşamın kolaylaştırılması gerekirken adeta tersine göçün önü kesiliyor. Yahu, adam emekli olur köyüne döner, üç - beş tane kümes hayvanı baksa bile bu da bir katkıdır. Kaldı ki köye yerleşen illa bahçe yapar; Soğan, biber, domates, marul vs eker...
Köylerde ev yapma şartları esnetilmeli, kolaylaştırılmalı. İlçe belediyelerinin alacağı harçlar düşürülmeli. Her ne kadar faizi tasvip etmesekte; Kredi kullanmak isteyenlere düşük faizli kredi verilmeli. Hatta, proje ücreti bile olmamalı. Evlerin yenilemesi ve yeni evlerin eklenmesiyle köylerdeki perişan görünüm ortadan kalkar. Köylerde yaşamı cazip hale getirecek binaların yapımı engellenmemeli.
Emin olun bu beş dönüm mecburiyeti binlerce insanı mağdur ediyor. Beş dönüm altında araziye sahip olanlar evlerini yapabilmeli. Asıl on, yirmi dönüm olan arazileri böldürmeyin, yapılar kondurtmayın. Köylerde yaşamak için, hiç olmazsa 80 - 100 m² inşaat yapılabilmeli. Etrafına kümesini, bahçesini vs yapabilmeli insanlar.
Bu mevzuda ilgililere serzenişler muhakkak vardır. Temenni edelim ilgililer konuyu değerlendirirler. Köylere tersine göçü hızlandırmak için lüzumlu teşfiklerde bulunurlar. Vesselam..

